bu hafta nihayet bir sevinçle ağaç evin bahçesine kostuk ve ipten sekiller yaptık…tabii ortaya cıkan sekillerin ne kadar istenen şekillere benzediği tartışılır bence..
hocamız her ne kadar yer kısıtlamasından dolayı bizi iki gruba ayırmıs olsa da ve rekabet ortamı olmasın diye farklı şekller söylemiş olsa da…
Yinede içimden bi ses “bizim ki daha güzel olmalı onlardan daha iyi yapmalıyız “diyip durdu.. bi türlü susturamadım. Ben mi fesatım yoksa yaşadığımız, büyüdümüz çevreden, sistemden mi geliyo onu çözemedim hala…
Neyse gelelim oyunumuza…. geçen hafta da dediğim dediğim gibi oyun ciddi bir organizsyon işidir… bunu bu hafta birkez daha gördük…bir de aramızda ne kadar çok lider olduğunu gördük…ama bir gruba bir lider yeterliydi. biz fazlası göz çıkarmaz die düşündük galiba:) ama gördük ki liderin fazla göz çıkarıyo:) hatta bir kaosa bile yol acabilirdi… allahtan bu kadar ciddi boyutlar ulaşmadı..
Bir de ben gözüm kapalı iken arkamda ki vadiciğe doğru yuvarlanacağımı hissettiğim içi rahat hareket edemedim; o yüzden de ağac evin hemen önünde duran arkadaşlarımızı kıskanmadım desem yaln olur:) bu arada kura ile grupları belirleyelim diyen arkadası tebrik etmek istiyorum.. bence iyi oldu tanımadığım insanlarla bir proje yapma fikri açıkcası bana daha caip geldi.. sanki yeni tanıstığım insanlara karsı daha fala sorumluluk hissedip daha çok kendimi yeni birseyler bulmak için zorlayacağımı düşünüyorm..
Bu arada başkasının projesini benim tasarlayacak olmam da beni tedirgin ediyor açıkçası.. ama bunun bize daha organize bir sekilde nasıl çalışılacağını öğreteceğini düşünüyorum.. bir de aklımın ucundan bile geçmeyen bir konuda fikir yürütüp oyun tasarlamak faydalı olabilir diye düşünüyorum.
Aslında her grup bir değil iki proje yapıyor.. Hocamız sanırım bizi çaktırmadan usul usul kandırdı:)